Skip Navigation
çevre

Çevre


Sürdürülebilirliği gerçek kılmak

thyssenkrupp Elevator bünyesinde ürünlerimizin, süreçlerimizin ve çalışmalarımızın çevresel ayak izini azaltmaya yönelik bağlılığımız, kültürümüzde ve zihniyetimizde yatmaktadır. Aslen bu bakış açısı, sürdürülebilirlik yaklaşımımızın tam da kalbinde yer almaktadır.

Enerji verimliliği şartı

çevreyi

Kentsel nüfus artışı durdurulamaz derecededir, ayrıca alan ve kaynaklar bakımından zorluk yaratmaktadır. Bu artışa dikkat çekmek ve yeşil alanları korumak için şehir çevreleri gittikçe daha yoğun olurken ve dikey büyüme göstermektedir. Bu nedenle, binaların her zamankinden daha fazla verimlilik ve konfor sunması beklenir.

Küresel enerji talebi, önümüzdeki 15 yıl içerisinde %20 ila %35 artarken bu artışın üçte ikisine şehirler neden olacaktır (ayrıca bk.: Urban Hub). Kentsel çevrelerde en fazla enerjiyi binalar tüketir. Yenilikçi teknolojilerimiz ve modernizasyon paketlerimiz bu tüketimi aşağı çekmenize katkı sağlar.

Asansörler: Binaların enerji verimliliğini geliştiriyor

Aynı kuyuda birbirinden bağımsız şekilde çalışan iki kabinli TWIN asansörümüz gibi yeni teknolojiler, enerji tüketiminde %27’ye varan bir tasarruf sağlayabilir ve kullanılabilir zemin alanında %30’a varan bir artış sağlarken elektrik gücü gerekliliklerini yarıya düşürebilir.

Ayrıca asansörler binanın enerjisinin kendi kendine yetmesine katkı sağlar. New York’ta bulunan yeni One World Trade Center’daki asansörlerimizin rejeneratif tahrikleri, binanın aydınlatma sisteminin tamamı için yeterli enerjiyi sağlamaktadır. Eski asansörleri yenilemek %70’e varan bir enerji tasarrufu sağlayabilir ve asansörün kullanım ömrünü ilaveten 25 yıl uzatabilir.

thyssenkrupp Elevator CEO’su Andreas Schierenbeck, 2015 yılında Washington D.C.’de gerçekleşen Enerji Verimliliği Küresel Forumu’nda (EE Global) “Enerji verimliliği bakımından yeterli olmayan günümüzün binaları, artan enerji ihtiyaçlarımızı karşılayamamaktadır. Bugün aldığımız kararların, şehirlerin geleceği üzerinde de etkisi vardır. Bu durum, gelecek nesillerin yararına ileri görüşlü ve sürdürülebilirlik odaklı kalmak adına kentsel gelişim için bir şarttır.

Uzmanlık ve ürünler halihazırda mevcut; tek zorluk bina stokumuzu daha hızlı şekilde geliştirmek.” şeklinde düşüncelerini dile getirmiştir. Ayrıca bk. Urban Hub

Bu programlar; daha düşük enerji tüketimi sağlayarak, insan sağlığına ve refaha yardımcı olan çevreler oluşturarak ve binanın tüm hizmet ömrü boyunca çevresel etkileri azaltarak sürdürülebilir binaları destekler. Bunun yanında net sıfır enerji geleceğini gerçek kılmak adına işin bize düşen kısmını da yerine getirmemize yardımcı olur.

Halihazırda 1.000 LEED sertifikalı binaya yolcu taşıma sistemlerimizin kurulumu yapılmıştır. Middleton, Tennessee tesisimiz, 2015 yılında dünyanın “Mevcut binalar: Çalışma ve bakım.” dalında LEED Gold sertifikasını alan ilk asansör üretim tesisi olmuştur. 50 yıllık tesisin kaynak verimliliği ve çevresel etki alanında kaydettiği sürekli gelişmeler bu başarıya ulaşılmasını sağlamıştır.

thyssenkrupp bünyesinde Sürdürülebilir Tasarım Müdürü ve LEED Akredite Uzmanı olan Monica Miller, düşüncelerini

“Devam ettikçe her gün LEED’ten bile daha yüksek bir standarda erişmiş olan birçok bina göreceğiz.” şeklinde dile getiriyor.

Çalışma ayak izimizi azaltmak

Aynı zamanda çalışma ayak izimizi indirgemek için önemli adımlar atıyoruz. Bu adımların şantiyelerimizdeki karşılığı:

  • Daha az CO2 emisyonu
  • Daha az su tüketimi
  • Artan enerji verimliliği
  • Gelişmiş atık yönetimi

ISO 14001 uygulaması

Grup çapında Enerji Verimliliği Programı (GEEP) programına ek olarak ISO 14001 çevre yönetim sistemi (EMS) standardı, bu yöndeki çabalarımıza kılavuzluk eder. thyssenkrupp AG’nin bir parçası olarak hedefimiz, 2019/2020 mali yılına kadar ISO 14001 standardını çevresel bakımdan alakalı olan tüm üretim tesislerinde ve saha ofislerinde uygulamaktır. Günümüzde 35’in üzerinde thyssenkrupp AG şantiyesi ISO 14001 sertifikasına sahiptir ve bunlara yenileri eklenecektir.